dünya kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2011 Cuma

. Terkedildim basın açıklaması yapıyorum ..

. Big games easy than the other games. Unfortunately. Everytime is we have the control the games, under the control the games, during the games. We have the some possibilities, some big chances, some big okazyons, something like that but what can i do, sometimes? And it's the fıdbal, that's the fıdbal. Something happened. Everything is something happened. But anyway now is in the tabela, we have to seen the situation, now is second position. And one point more. I dont want to see the back, i want to see the front ..
. Ciddiyim lan ben ..

8 Mart 2011 Salı

. Cumhuriyetin ilk kadın milletvekilleri ..

Mebrure GÖNENÇ, İstanbul 1900, Amerikan Koleji, Öğretmen, Fransızca-İngilizce, Evli, 2 çocuklu.
..................................................................
Hatı ÇIRPAN, Kazan Köyü 1890,Çiftçi-Köy Muhtarı ,Evli, 6 çocuklu
..................................................................
Türkan Örs BAŞTUĞ,Üsküdar 1900,Üniversite-Felsefe,Lise Müdürü,Fransızca, Bekar
..................................................................
Sabiha Gökçül ERBAY, Bergama 1900, Yüksek Öğretmen Okulu, Lise Müdürü,Bekar
..................................................................
Şekibe İNSEL, İstanbul 1886, Ortaokul, Çiftçi, Almanca, Dul, 1
çocuklu
..................................................................
Hatice ÖZGENER, Selanik 1865, Rüştiye-Hususi, Darüleytam Müdürü, Rumca, Dul, 4 çocuklu
..................................................................
Huriye Öniz BAHA, İstanbul 1887, Londra Üniv.-Pedokoji, Öğretmen, İngilizce, Dul,1
çocuklu
..................................................................
Fatma MEMİK, Safranbolu 1903, Tıbbiye, Deri Hast. Uzmanı, Fransızca, Bekar
..................................................................
Nakiye ELGÜN, İstanbul 1882, Kız Muallim Mektebi, Lise Müdürü, Bekar
.................................................................
Fakiye ÖYMEN, İşkodra 1900, Darülfünun-Coğrafya, Lise Müdürü, Fransızca, Evli, 2
çocuklu
................................................................
Benal N.İştar ARIMAN, İzmir 1903, Sorbonne Ünv., Belediyeci, Fransızca-Rumca Bekar
................................................................
Ferruh GÜPGÜP, Kayseri 1891, Hususi, Biçki-Dikiş, Arapça, Dul
................................................................
B.B. Morova AYDİLEK, Bosna 1897, Ortaokul, Resim Öğretmeni, Evli, 1
çocuklu
................................................................
Mihri PEKTAŞ, Bursa 1895, Amerikan Kız Koleji, Fransızca Öğretmeni, Fransızca-İngilizce Evli, 2 çocuklu
................................................................
Meliha ULAŞ, Sinop 1901, Darülfünun-Edebiyat, Edebiyat Öğretmeni, Fransızca-İngilizce Evli
................................................................
Esma NAYMAN, İstanbul 1899, Lise, Dil Öğretmeni, Fransızca-İngilizce-Rumca, Evli, 2
çocuklu
................................................................
Sabiha GÖRKEY, Üsküdar 1888, Darülfünun-Riyaziye, Riyaziye Öğretmeni,Fransızca, Evli, 1 çocuklu
................................................................
Seniha HIZAL, Adapazarı 1897, Darülfünun-Fen Fakültesi, Lise Müdürü , Bekar, 1 çocuklu
................................................................

Kaynak:wowturkey.com

6 Aralık 2010 Pazartesi




Beşiktaş-Bursaspor maçı öncesi çıkan olaylar gündeme
"spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun"u taşıdı..

Öyleki çıkan olayların gerçek failleri (ki kanımca en büyük sorumluluk bursaspor taraftarına ait olmak üzere İstanbul Emniyeti,Beşiktaş futbol kulübü) konuşulmamaya dahi başlandı..Nedense her muhabbetin başı da sonu da kanuna geliyor..Bu işin psikolojik boyutu,taraftar gurupları nezdinde sosyolojik boyutu ön plana getirilmiyor..

Alttan çılgın gibi dersim olmasına rağmen yavaş yavaş "genç avukatlar rahatsız.." moduna girdim giriyorum..Aldım baktım 5149 sayılı kanunumuza hep aynı muhabbet,spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğe ilişkin fiiller sayılmış bu fiillerin önlenmesine dair sorumluluğun kime ait olduğu,bu gibi olayların vucud bulması halinde verilecek cezalar düzenlenmiş..Şüphesiz televizyonlarda görüş bildiren abilerimizin de dediği gibi yaptırımlar yetersiz..Seyircisiz oynama cezasının ne kadar yararlı olduğu tartışılır..Ki bahsi geçen kanunda en ağır yaptırım bu ve bunun gibi şeyler..başkan yardımcısının 400 bin liralık arabalara bindiği kulüplerimize 3bin lira "ağır para cezası" vermek ise bir o kadar komik..

Haydi duruma biraz farklı açıdan bakalım..Bana göre bakılması gereken pencereden..

"Burası Türkiye" biz burada kanunlar çıkartırız..Bazılarını askere gitmek istemeyen oğlumuz için,bazılarını daha fazla para kazanmak isteyen diğer oğlumuz için.Herneyse hepimiz artık aynı cemaatin oğullarıyız zaten konuyu uzatmanın anlamı yok..Bazen halk için de çalışırız..Aslına bakılırsa çok önemli konularda hiç aslına bakmadan ..

İşin aslı mı : )
1600 kişilik taraftar gurubu Bursa'dan İstanbul'a yola çıkıyor..Gebze yakınlarında daha uzaktan Balıkesir'den gelen Beşiktaşlı taraftarlar ile karşılaşıyorlar.İlk olaylar daha burada başlıyor fail ise bursaspor taraftarı bunu Gebze olayları için kabul etmek lazım..Ardından bu kendinden emin topluluk İnönü stadına geliyor.Pek sevgili İstanbul polisi,Beşiktaş taraftarının maça giriş saatinde bursaspor taraftarını stada sokmaya kalkıyor..

20 kasım da Manisa'daydım.Manisaspor-Bursaspor maçında..Bursaspor taraftarı inanılmaz şova yönelik takımlarını maç boyu hiç susmadan destekleyen bir taraftar topluluğu.Bunun yanında "diğer takımlara göre" uysal Manisaspor'un tarzanlarını bile çileden çıkardılar.Belli ki şampiyonluk bu taraftarı çok fazla şımartmış..



Şımarık bursaspor taraftarının küfürlerine ve şiddet içeren fiillerine,kendi sahasında cevap vermeyecek bir taraftar tanımıyorum..Söz konusu Beşiktaş olduğu zaman şüphesiz durum daha da vahimleşiyor.Dün yaşanan olayları engelleyebilecek bir kanun hiç bir zaman varolmayacak...

.Bunun yanında iki taraftar grubunu aynı noktada,dolmabahçe ve stad arasında kalan o geniş alanda buluşturmayı beceren İstanbul'un güzide polislerine,Pembe bir saflıkla stada bursaspor taraftarını davet eden Beşiktaş yönetimine tebriklerimi iletiyorum..

13 Haziran 2010 Pazar

...almanya-avusturalya...

d grubunda ikinci maç..

löw yönetimindeki panzerler ve graham arnold un öğrencileri durban da karşı karşıya geldi..

alman milli takımından bahsetmek için biraz alman insanından bahsetmek lazım,zira şu dünyada milletinin özelliklerini yeşil sahada yansıtan iki ülke takımı var biri almanya biri brezilya..

alman insanı ile ilgili bir ekşi sözlük entrisini okunabilecek bir hale koyup sizlere sunuyorum..
-sözlerini tutarlar
-dakiktirler
-doğumgünlerini unutmazlar, not ederler
-temiz, kaliteli iş yaparlar, özenlidirler
-çok okurlar
-kavgadan dövüşten şiddetten kaçınırlar (iki dünya savaşını, ürettikleri ve sattıkları milyonlarca silahı, savaş uçağını, mayını ne yapacağımızı boşverin)
-hayvanı, doğayı severler
-kendini beğenmişlerdir. sağlıksız bir özgüven(-sizlik) vardır.
-cinsellik tabu değildir
-içkisizken durgun ve soğukturlar.

.
ekleyeyim :
panzerdirler..panzerliklerini hiç çekinmeden sahaya yansıtılar.fena top çalarlar.dribbling atıp topu kaleye çok çok hızlı değil lakin sağlam,pürüzsüz taşırlar..gruptan çıkmanın yollarını arayan takımlara takım oyununun ne olduğunu öğretirler..

klose,podolski,mehmet özil,muller,cocou yıldız olup kaydılar avusturalyaya,almanya çoğu insanın dünya kupasındaki favori takımı oluverdi..

bir messi yoktu bu gece sahada,samba,tango yapılmadı..
dinç bir takım,inanılmaz bir takım ruhu,ve almanların attığı 4 golü seyrettik..
biz bu gece şu ana kadar kupanın en zevk veren takımın izledik..
biz bu gece panzerleri izledik...

...sırbistan-gana...




dünya kupasının 3.günü..
ömer üründül ün dediği gibi şu afrika takımları hırslı,fiziksel üstünlüklerini zaten kullanıyorlar,çok koşup az yoruluyorlar,lakin o son vuruşlar.ah o son vuruşlar yok mu..olmuyor olmuyor..

gana için aynı şey geçerliydi bu maçta,sırbistan ın teknik ve tecrübesi bu duruma rağmen üstün gelemedi gana ya karşı..

ilk yarı gana su oldu aktı sırbistan kalesine.hırs yapmış belliki..son vuruşlarda başarı sağlayamaması ilk yarıdan gol sesi çıkmasına mani oldu.şöyle bir düşünürsek sırbistan kalesine atılan şutları bir afrika takımı yerine bir avrupa takımı atsaydı,maç farka giderdi..

bunun yanında vuvuzelanın en fazla çalındığı maç olmuş diyorlar.aferin diyorum,büyük başarı..

çok fazla sarı kart çıktı 6 tane sanırım.bu sarı kartların 2 si lukovic e çıktı,sırbistan 10 kişi kaldı..

2. yarıda düşen iki takımın temposu lukoviç in ihraç olması ile beraber biraz yükseldi..gana daha fazla gol pozisyonu bulurken,ani ataklarla sırbistan gana kalecisini bir türlü rahat bırakmadı..

d grubunun ilk golü bir penaltı ile geldi.gana adına penaltı kullanan asomoah,takımını 1-0 öne geçirdi..

fena bir maç değildi..
gana sevdiğim takımlardan biri oldu..

hakemi de tebrik etmek lazım.cesurdu.maçın ve gana ile sırbistanın kaderini belirleyecek kritik kararlar verdi..:
hector baldassi.
.

12 Haziran 2010 Cumartesi

...arjantin-nijerya...

marodona sen nasıl bir adamsın...

bir insan yeşil sahaya bu kadar mı yakışır..

bu yıl dünya kupasında gruplarda en çok beklenen maçlardan birisiydi arjantin-nijerya maçı..
aslında maçtan çok arjantin bekleniyordu..
35lik veron,heinze,tevez,mascherano,messi gibi arjantinin ağır silahlarına karşı,
nijeryanin fiziki anlamda üstünlüğü..

messi den bahsetmek lazım biraz..
87 yılında arjantin de doğdu barcelona futbolcusu.
21 yaşında avrupada yılın futbolcusu ödülünü aldı.
dünya kupasına kadar basın çok pohpohladı messi yi
milli takımda kendisine şüphesiz çok büyük bir görev düşüyordu.
bu maçta kendisinden bekleneni verdimi,hayır.
fakat görevini çok başarılı bir şekilde yerine getirdiğini söyleyebiliriz.

.

ilk yarı hızlı başladı,klasik güney amerika futbolunu sahaya yansıtan arjantin,
nijerya nın özellikle orta sahadaki top kayıplarından faydalandı..
mavi beyaz takımın bu şık oyununu heinze 6.dakikada harika bir kafa golü ile taçlandırdı..
ardında maçı soğutan arjantin,ilk yarıda 5.5 km koşan veron,messinin yersiz gol atma çabaları,
nijerya orta sahasının hataları...

ikinci yarı daha hızlı bir oyun izledik.
marodona uzun müddet bir oyuncu değişikliği yapmadı.
nijerya teknik direktörü lars lagerback 52.dakikada obınna yı çıkartıp martins i aldı.
martins den biraz bahsetmek lazım,zira oyuna girmesi ile farklı bir nijerya farklı bir maç izledik..

obafemi martins.
84 doğumlu wolfsburg lu oyuncu..
inter ve reggiana da forma giydi
2004 den bu yana nijerya milli takımında 21 maçta 13 gol sahibi.
.

bu oyuncu değişikliği nijerya takımına güven ve cesaret getirdi.daha açık oynadı.bu sebeple iki takımda birçok pozisyon yakaladı,değerlendiremedi.ikinci yarıda bir çok gol pozisyonu olduysada gol sesi çıkmadı staddan..

bunun yanında zaten o ses çıksada duyamazdık,zira o lanet vuvuzela sesi belamızı ağlattı..

sonuç olarak arjantin ilk maçını kazandı.bir şampiyon görünümü vermedi.
messinin omuzlarındaki dünyanın en iyi futbolcusu ünvanı
ve
ileri kanatta çok fazla yalnız kalması
trajik bir durum olacak arjantin için..
önümüzdeki günlerde bunu görücez zannediyorum..


11 Haziran 2010 Cuma

...güney afrika-meksika...


dünya kupasının açılış maçı..

maçın ilk dakikalarında meksikanın kurduğu baskı ilk yarı boyunca sürdü arkadaşlar..
özellikle güney afrikanın top kayıpları meksikaya inanılmaz pozisyonlar buldurdu ki bu pozisyonların değerlendirilememesi çok büyük kayıptı..meksikada galatasaraylı dos sontos un oyunu izleyenlere çok hoş anlar yaşattı umuyorum dos santos galatasarayın uefa macerasında da buradaki tecrübesini konuşturacak..
ilk yarıya meksika oyununun yanısıra vuvuzela sesi damgasını vurdu..

ikinci yarı ile birinci yarının tek benzer noktası o sinek vızıltısının 135 desibel hali vuvuzela sesiydi..neden sevgili güney afrika taraftarları neden kendinizden nefret ettiriyorsunuz dünyayı..vuvuzela gruwel, gaan jy mag nie steel nie...

güney afrika ilk yarının tam zıttı bir oyun sergiledi ikinci yarıda..fiziki güçlerini ortaya çıkarma fırsatı buldular..hiç pozisyon vermediler adeta.dk 55 de shabalala nın çok güzel golü,gol perdesini açtı..bu golün afrika takımına verdiği moral gözle görülür elle tutulur durumdaydı aslında,ta ki dk 79 a kadar..meksikanın tek tük atakları ilk yarıda atamadığı golü r.marquez ile bulmasını sağladı..

maçın en sevdiğim anları bu dakikadan sonra başladı..dakika 83 e kadar sürdü.çünkü vuvuzela sesi dinmişti..

maçtaki ikinci golden sonra,belliki takımlar 1-1 e razı oldular..korkak diyemeyeceğimiz tedbirli bir oyun sergilediler..özellikle 90.dakikada meksika kalesinde direkte patlayan top ve afrikanın ani atakları her ne kadar bu dakikaların sıkıcı geçmesini engellese de dünya kupalarında ilk maçların berabere bitme klişesi değişmedi yine..

iddia hususuna gelirsek,bu maça beraberlik oynayanlar: 1e 2.90 kazandılar..




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...