beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2011 Çarşamba

.Adaletini skym dünya ..

18 Mart 2011 Cuma

. Yakın tarihin en fena hakem hataları ..

Bu gece derbi var..hem de ne derbi,ligin 11.si ile 1.si top koşturacak..İki takımı da bir gram sevdiğim yok berabere kalmalarını istiyorum,ikisi de puan kaybetsin,fenerbahçe,trabzonspor'un arkasına düşsün,Galatasaray,Ankaragücü'nün bi gerisine 12. sıraya yerleşsin.Eğlenceli olmaz mı??
Türk telekom arena'da 21.00 da oynanacak maçı hakem Fırat Aydınus yönetecek..Maçın sonucu ne olursa olsun,umarım sonuca gölge düşürecek bir hakem hatası olmaz..Zira ben de herkes gibi bıktım hakem konuşmaktan..Bu sene yapılan hatalar belleğimi doldurdu,artık birbirine karışıyor..

Lig tv yakın tarihimizin en çarpıcı 21 hakem hatasını sıralamış.Buna göre:

Fenerbahçe: 21 maçın 8'inde taraf. Bu 8 maçın 7 hakem hatası lehine (%87,5) ..
Galatasaray: 21 maçın 7'sinde taraf. Bu 7 maçın 5 hakem hatası lehine (%71,4) ..

Beşiktaş: 21 maçın 9'unda taraf. Bu 9 maçın 3 hakem hatası lehine (%33,3) ..

.......................................................................................................................................................
..Yakın Tarihin En Çarpıcı Hakem Hataları ..
(Lehine karar verilen takımlar renkli gösterilmiştir.)

Diyarbakırspor-Fenerbahçe
Selçuk dereli-2002
..
Fenerbahçe-Beşiktaş
Ahmet Çakar-1997
..
Fenerbahçe-Beşiktaş
Erman Toroğlu-1993
..
Konyaspor-Fenerbahçe
Kuddusi Müftüoğlu-2008
..
Galatasaray-Altay
Ali Aydın-1998
..
Samsunspor-Beşiktaş
Oktay Demiray-2006
..
Siirt j.spor-Galatasaray
Cem Tosyalı-2001
..
Sarıyer-Beşiktaş
Ergül Yücedağ-1993
..
Fenerbahçe-Gençlerbirliği
Cem Deda-2005
..
Samsunspor-Trabzon
Sadık İlhan-2002
..
Eskişehirspor-Galatasaray
Ahmet Akçay-1986
..
Beşiktaş-Kocaelispor
Ünsal Çimen-2002
..
Galatasaray-Kocaelispor
Sabri Çelik-1997
..
Konyaspor-Fenerbahçe
Özgüç Türkalp-2005
..
Galatasaray-Beşiktaş
Ali Aydın-2004
..
Beşiktaş-Sarıyer
Haşim Gökalp-1986
..
Galatasaray-Fenerbahçe
Muhittin Boşat-2003
..
Fenerbahçe-Ç. Rizespor
Ali Aydın-2003
..
Vanspor-Beşiktaş
Metin Tokat-1997
..
İstanbulspor-Galatasaray
Vahap Beyaz-1997
..
Ankaragücü-Beşiktaş
Ahmet Akçay-1986
..
kaynak:Lig tv
-ilgili video için tıkla
-

27 Şubat 2011 Pazar

. Pazar günü yazısı ..



Mini mini birler,çalışkan ikiler,haftaiçi patronundan azar işitenler,okul kartını evde unutup kampüse ziyaretçi kartıyla girenler..
Bir önceki gün kazak şişman gösteriyor diye kapşonluyu seçenler,sonraki sabah antibiyotik yazdırmak için sağlık ocağına geçenler..
Harala güreleden fırsat bulup öğle yemeğinde kafa dinleyenler,,hoca dersi mi uzatıyor hadi ben kaçtım deyip anfiyi terkedenler..
ana dırdırı,baba dırdırı,sevgili tribi çekenler,heyacanını kaybedenler,arasıra bi beslenip iki nota bi besteler..
clubber ından tut apaçisine baba parasıyla tarz yapanlar,kız kaldıranlar,jöleliler fönlüler,telli telli tellililer,yeşil lensliler..

Haydi hooppa eller havaya...
Bugün pazar..

26 Şubat 2011 Cumartesi

. Kara Cuma (olağan bir gün) ..

Aşağıda yazılanlar "geçtiğimiz cuma" günümün özetidir..

Sabah 7.: Beşiktaş'daki evde uyanılır.Koyu bir kahve,üstüne "ne giysem lan götüm doncak hava buz gibi" telaşından sonra evden çıkılır..

Beşiktaş,kabataş yönü otobüs durağı.: Otobüs bekleriken aldı da bir yağmur..Liseden arkadaşla denk gelinir.Muhabbet başlamadan otobüs gelir,bi ara bişeyler içelim sözünden sonra (nasıl klişe nasıl bir tutulmayacak sözdür yahu o) otobüse ışınlanılır.

Karaköy iett.: Yıllardır yarın kesin çıkartıyorum şu akbili muhabbeti biter.Nou camp'da maçtan önce çektirdiğim foto önceden evde vesikalık formatına getirilmiştir.Binbir işve ve nazla masadaki hatunun o fotoğrafı akbile basması sağlanır.Sırıta sırıta Karaköy-Kadıköy vapurunun yolu arşınlanır..

Kadıköy merkez.: Aynı işve ve nazla bi kıza "bu otobüs Hasanpaşa adliyesinden geçiyor mu diye sorulur''.kız ''geçer'' der.Ama otobüs ordan geçmez.20 dakika tabanvaydan sonra adliyeye varılır.

Kadıköy,Hasanpaşa adliyesi.: 1. icradan mahsup yazısı alınır (Aynı dosyadan başka dava açılacaksa tekrar harç ödenmemesi için icra müdüründen vs. alınan yazı,ör:önceden icra takibi başlatılmış,borçlu borca itiraz etmiş,şimdi "itirazın iptali davası" açılacak.Harcı ödenecek.)..Tevziye çıkılır yeni açılacak davanın harcı yatırılmalıdır.Harç mahsupla beraber 382 lira çıkar,oysa cepte 250 lira vardır..

Kadıköy Hasanpaşa adliyesi(5.icra).: İstediğim 100.madde malumatı yazılmamıştır.Kolay kolay da gün dahilinde yazılmayacaktır..

Kadıköy Hasanpaşa adliyesi(en alt kat arşiv).: Arşiv memuru doğurmuş sanırım burda kimse yok,Dosya öğlene kadar çıkartılamıyor bu sebeple arşivden.Benim de harcı tamamlamam için bankaya gitmem lazım bu iş de yalan oldu..

Kadıköy merkez (yapı kredi bankası).: ofiste kimse yok bana para gönderecek bir saat kadar bekledim herkes davada duruşmada kimse bana para gönderemiyor.Bir ara kendi ablam para gönderecekti hasta arasında,muayenehanesinin yakınındaki atm bozulmuş o da yalan oldu.

Bu şekilde Kadıköy'deki üç iş de pazartesi gününe kalıyor hayırlı olsun..Ben Beyoğlu adliyesine ışınlanıyorum..

Beyoğlu adliyesi (1.icra).: Bir yazı yazacaklar,yazamıyorlar..Dosya mahsene kaldırılmış zaten tümden,bugün git çarşamba gel diyorlar.Olmaz olamaz diyorum hiç olmadı pazartesi olsun diyorum,bu dosyanın satışı olacak diyorum.Kabul edemeyiz diyorlar yapamayız diyorlar.Biraz daha ısrar edersen hiç yapamayız bak sen tüh tüh tüh diyorlar..

Beyoğlu'ndaki iş de olmuyor..

Benim sinirlerim bozuluyor tabiki bu duruma,bir insanın hiçbir işi yürümez mi yahu..Sirkeci'deki ofise geçiyorum,biraz durup işten erken çıkıyorum..

Hava kararmış.

Eve dönüş (tramvay).: Bir kız var,Güzelliğinden başka bir atraksiyonu yok kızın,ama kaçıyor.Bak sevgili okuyucu "kaçan kovalanır" diyorlar ya,valla doğru..Mesaj atıyorum: "hadi gel bişeyler içelim,gün bok gibi"diye,,gelen mesaj:"ama hava çok soğuk emre sonra yapalım mı?? :) ."

Ulan senin sonraların bitse ben dişimi kırıcam zaten...

Eve gelip uyuyorum.Sonra kalkıp bunu yazıyorum işte,Öyle...

Bu gece dışarı çıkıp birşeyler içicem,şarkıyı kendime ithaf ettim.:
Timsah.com
İzleyin:

17 Şubat 2011 Perşembe

.Schuster gitsin Lucescu gelsin..


Lucescu'yu bilirsiniz.2000 yılında Türkiye'ye gelmiş 2004 yılının sonuna kadar bu ülkede bir çok başarı yakalamıştır..

4-1 yenildiğimiz kiev maçından önce lucescu Takvim gazetesine bir açıklama yapıyor.Hem kendi adamlığını ispatlıyor,hem Beşiktaş'ın içinde bulunduğu çıkmazı çok iyi açıklıyor..

Burdan buyrun:

'Beşiktaş bu sistemle intihar eder'
Shakhtar Donetsk'i çalıştıran Rumen hoca Ukrayna ekibini Takvim'e değerlendirdi. Lucescu, "Beşiktaş bu sistemle oynarsa intihar eder. Özellikle de Milevskiy'ye çok dikkat etmek şart" dedi.
Bir dönem Galatasaray ve Beşiktaş'ı çalıştıran Lucescu Siyah-Beyazlı takımın rakibi Dinamo Kiev'i Takvim'e değerlendirdi. Shakhtar Donetsk'i başarıdan başarıya koşturan Rumen hoca sorularımızı içtenlikle cevaplarken A'dan Z'ye birçok konuya değindi.

İLK MAÇA DİKKAT

Dinamo Kiev'i yeni hocası Semin'den bile daha iyi tanıyorsunuz. Bugünkü maç ne olur?


İstanbul' daki ilk maç çok önemli. Eğer Beşiktaş avantaj sağlayamazsa işi rövanşta çok zor. İlk maçın İstanbul'da olması Dinamo Kiev'in lehine. Çünkü bu ekip tüm oyun sistemini kontratak üzerine kuruyor. Yani Schuster'in Beşiktaş'ının hiç sevmediği bir oyun stili.

Schuster'in ifadesiyle 60'lı yılların futbolunu mu oynuyorlar?

Kiev çok iyi bir kontratak takımı. Günümüzün kontratak futbolu oynayan ekipleri nasıl oynuyorsa Kiev de bunun en alasını oynuyor. Çünkü oyun kurma özellikleri yok. Devamlı geride kalıp rakibin
hata yapmasını bekliyorlar.

Peki siz Shakhtar olarak Dinamo Kiev'i nasıl yeniyorsunuz?

7 yıldır Ukrayna'dayım ve bu süreçte Dinamo Kiev 7 kez hoca değiştirdi. Şu anki hocaları Semin sadece 3 aydır takımın başında. Dinamo Kiev'i çok iyi tanıyorum.

Dinamo Kiev'in size göre en tehlikeli yönü nedir?

Milevskiy'yi çok beğeniyorum. Beşiktaş savunması her zamanki gibi oynarsa Milevskiy yıldız olur. Bu futbolcuya topu kapma imkanı verilirse bir daha ondan bu topu almak çok zor. Kazandığı topu bu kadar iyi saklayıp arkadaşlarına bu kadar güzel boş alan yaratıp gole hazırlayan çok az santrfor gördüm.

Duran toplarda etkililer mi?

Beşiktaş'ın sezon başından beri oynadığı riskli futbolla Milevskiy yıldızlaşır. Bunun sonucunda Beşiktaş tura ilk maçta veda eder. Bile bile intihar etmemek gerekir.

Schevchenko'nun durumu ne? Bu maçta oynamalı mı?

Duran toplarda çok iyiler. Özellikle defansta yer alan Flavio, Almeida, Michalik ve Magrao duran toplarda gol yüzdesi yüksek isimler. Defansın göbeğinde sorunları var. Almeida ve Michalik hem ağır hem de top tekniği zayıf oyuncular. Ben Dinamo Kiev'in hocası olsam 2 haftadır sakat olan ve kronik bel rahatsızlığı bulunan Schevchenko'yu oynatmam. Çünkü bu haliyle takımı frenliyor. Ancak bu konuda son kararı hocası verecek. Maça kulübede başlaması daha doğru olur.

-ilgili link:tıkla
-lucescu'nun wiki sayfası:tıkla

15 Şubat 2011 Salı

..Deli İbo...

Hastayım,atmadım kendimi dışarı bugün..yatakta vakit geçirdim döndüm dolaştım evin içinde,kahvaltı hazırladım kendime,televizyonu açtım...

NTVspor'da basın toplantısı Yıldırım Demirören ve İbrahim Üzülmez..Yıldırım başkandan ilk duyduğum cümleyi aynen aktarıyorum."İbrahim lakabı üzere zaten deli,yine bir deliliğinin kurbanı oldu."

Sözü deli İbrahim alıyor,"ben dövmedim,yumruk attım."

nooluyo laann..

"yüzlerce futbolcu ile çalıştım kimseyle böyle bir durum yaşamadım,ibrahim toraman ile böyle birşey yaşamamı sizin vicdanınıza bırakıyorum"

E garip tabiki adamı kovdular.Bizim deli ibrahimi kovdular.üstüne başkanla basın toplantısı yaptırıyorlar.Delinin son sözünün deh dehini Yıldırım Demirören tutuyor..


Son söz İbrahim'den geliyor: "taraftar hakkını helal etsin."

efsane kaptanlardan olamadın İbrahim,olsan da zaten böyle bir gidiş yakışmazdı ünvana..Ama o kanatlardan çılgın gibi bindirmelerin yok mu, "yürüüü be deliiii yürüüü bee"..Bir Beşiktaş taraftarı olarak ben hakkımı helal ediyorum..Sen de bu takıma hakkını helal et..

4 Şubat 2011 Cuma

Msj:akşam uyuyabileceğini mi sanıyorsun??

Msj::"AKŞAM UYUYABİLECEĞİNİ Mİ SANIYOSUN SEVGİLİ KUZENİM EMRE ?? " ..

Telefon çok kullanmayan bi adamım ben,
Hele kız arkadaşsız dönemim başladı başlayalı elime almaya üşeniyorum aleti..

Fakat aynı dönemde,ben kendimi buldukça insanlar beni bulmaya başladı..Tavsiye ederim;kendinizden uzaklaşmaya başladığınızı hissettiğiniz an,elinizi eteğinizi çekin bağlı bulunduğunuz değerlerden.Bağımlılıklar sizi oluşturuyor yüzde bilmemkaçınızı onlar ayakta tutuyor olabilir,buradaki amaç zaten sıfıra ulaşmak..Sıfıra ulaşan "yola yeniden çık"ıyor..

Gözünü sevdiğim,içinde bulunduğumuz,2011 yılında,"yalnızlık" ölçütü:Cep telefonu...
Bizim dünyamız büyük.Ben mesela (uçarım mesela..),tutup kolundan Derya'yı getiremem ki Akhisar'a.Yiğit nerde Keşan'da mı İstanbul'da mı kimbilir?,"O kız" Ezgi şu an kars'ta..hadi onları geçtim akraba/arkadaş lardan hiç olmadı 7 km uzaktayım burada bile..Senin anlayacağın sevgili okuyucu,o telefon açılacak..

Yani kendinde yalnızmısın?
Vur sıfıra..
Yalnız değilsen;
o telefon açılacak..

O halde tek taraflı bir anlaşma yaptım ben,kimse benden zorunlu haller dışında telefon/mesaj beklemeyecek.Bana gelen tehditvari,küfürlü mesajlara da ben asi cevaplar vermeyeceğim,hatta onaylayacağım kendilerini...

Bu anlaşma sonucu,bana karşı dostlarım garip bir dil geliştirmeye başladılar..ha kabul edemeyenler oldu tabi küsenler filan,ama bazı arkadaşlar ile süper anlaşıyoruz..Örneğin Yiğit;adam mesajlarında durmadan bana küfrediyor,"Naber lan ibibik?"in daha hardcore u işte..Derya biraz daha reiz,"Naber çocuk kafalar nasıl?"...Ecem beni oyuna sokuyor,"Emre nasılsın desem ne dersin bana?"..İlkcan gibi asi gençler hemen konuya giriyor,"12 dk içinde havuzun oraya gel sigara getir."..Babam klasik zaten,"gelirKeN 2 eKmek al" vs. vs. Şimdi biri daha katıldı bu "emreye giydiriyoruz" konvoyuna,Akhisar'da olmam sebebiyle kuzen Dilara...

Dilara'nın çocukluğuna inmeden (ki 90lımı 91limi zaten çocuk :) kendisinden biraz bahsedeyim.Benim zeytin gözlü kuzenim güzellik anlamında çok bomba bir hanım olmakla birlikte,Bir hanımın kolay kolay beceremeyeceği düzeyde dobra,çatlak e birazda delikanlıdır..İşte bu halde "kuzen Emre'ye duyulan sevgi ile serdeki delikanlılık" tandanslı komplike bir mesaj çıkıyor ortaya:Akşam uyuyabileceğini mi sanıyosun sevgili kuzenim Emre...

Bu mesaj üstüne ihtimalleri şöyle bir değerlendirirsek;
Belliki akşam bir yere çıkmayıp evde uyumaya filan kalkışsam,kuzen hiç olmadı kabusum olarak o uykuya illa girecek,olmadı telefona arka arkaya çağrı bırakarak o uykuyu en babasızından piç edecek..
Farzedelim ben akşam onlarla dışarı çıktım,(bakma öyle Akhisar'da kıçıkırık da olsa ufakcana bi gece hayatı var).İstediğim vakit uykuya dalamıcam,istediğim içkiyi yudumlayamıcam,Aksi halde çatt kafama çatt karnıma manevi darbeler yiyicem..korkunç.....

Fakat ortada bir anlaşma var sevgili okuyucu,şunun şurasında 6 Şubat itibariyle İstanbul yolcusuyum.yani o telefon açılacak,o mesaja cevap yazılacak,gece dışarıya çıkılacak...

Ben bu mesajla mutluyum ulann..Dilara'dan hafiften tırsmıyorum değil o ayrı konu ne öle "şunumu zannnediyosun,bunu mu zannediyosunn nöleceksinn hahahahaaa" ama mutluyum : )

6 Aralık 2010 Pazartesi




Beşiktaş-Bursaspor maçı öncesi çıkan olaylar gündeme
"spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun"u taşıdı..

Öyleki çıkan olayların gerçek failleri (ki kanımca en büyük sorumluluk bursaspor taraftarına ait olmak üzere İstanbul Emniyeti,Beşiktaş futbol kulübü) konuşulmamaya dahi başlandı..Nedense her muhabbetin başı da sonu da kanuna geliyor..Bu işin psikolojik boyutu,taraftar gurupları nezdinde sosyolojik boyutu ön plana getirilmiyor..

Alttan çılgın gibi dersim olmasına rağmen yavaş yavaş "genç avukatlar rahatsız.." moduna girdim giriyorum..Aldım baktım 5149 sayılı kanunumuza hep aynı muhabbet,spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğe ilişkin fiiller sayılmış bu fiillerin önlenmesine dair sorumluluğun kime ait olduğu,bu gibi olayların vucud bulması halinde verilecek cezalar düzenlenmiş..Şüphesiz televizyonlarda görüş bildiren abilerimizin de dediği gibi yaptırımlar yetersiz..Seyircisiz oynama cezasının ne kadar yararlı olduğu tartışılır..Ki bahsi geçen kanunda en ağır yaptırım bu ve bunun gibi şeyler..başkan yardımcısının 400 bin liralık arabalara bindiği kulüplerimize 3bin lira "ağır para cezası" vermek ise bir o kadar komik..

Haydi duruma biraz farklı açıdan bakalım..Bana göre bakılması gereken pencereden..

"Burası Türkiye" biz burada kanunlar çıkartırız..Bazılarını askere gitmek istemeyen oğlumuz için,bazılarını daha fazla para kazanmak isteyen diğer oğlumuz için.Herneyse hepimiz artık aynı cemaatin oğullarıyız zaten konuyu uzatmanın anlamı yok..Bazen halk için de çalışırız..Aslına bakılırsa çok önemli konularda hiç aslına bakmadan ..

İşin aslı mı : )
1600 kişilik taraftar gurubu Bursa'dan İstanbul'a yola çıkıyor..Gebze yakınlarında daha uzaktan Balıkesir'den gelen Beşiktaşlı taraftarlar ile karşılaşıyorlar.İlk olaylar daha burada başlıyor fail ise bursaspor taraftarı bunu Gebze olayları için kabul etmek lazım..Ardından bu kendinden emin topluluk İnönü stadına geliyor.Pek sevgili İstanbul polisi,Beşiktaş taraftarının maça giriş saatinde bursaspor taraftarını stada sokmaya kalkıyor..

20 kasım da Manisa'daydım.Manisaspor-Bursaspor maçında..Bursaspor taraftarı inanılmaz şova yönelik takımlarını maç boyu hiç susmadan destekleyen bir taraftar topluluğu.Bunun yanında "diğer takımlara göre" uysal Manisaspor'un tarzanlarını bile çileden çıkardılar.Belli ki şampiyonluk bu taraftarı çok fazla şımartmış..



Şımarık bursaspor taraftarının küfürlerine ve şiddet içeren fiillerine,kendi sahasında cevap vermeyecek bir taraftar tanımıyorum..Söz konusu Beşiktaş olduğu zaman şüphesiz durum daha da vahimleşiyor.Dün yaşanan olayları engelleyebilecek bir kanun hiç bir zaman varolmayacak...

.Bunun yanında iki taraftar grubunu aynı noktada,dolmabahçe ve stad arasında kalan o geniş alanda buluşturmayı beceren İstanbul'un güzide polislerine,Pembe bir saflıkla stada bursaspor taraftarını davet eden Beşiktaş yönetimine tebriklerimi iletiyorum..

24 Ekim 2010 Pazar

..BEŞİKTAŞ..

Bir gün gelecek nöbet tutacak başucumda mermer bir taş
Üzerinde tek bir cümle "sebebi de hasreti de BEŞİKTAŞ...."

gaz bi yana :)

Bembeyaz yaşamıyoruz,yada tamamen siyah..günahlarımız ve sevaplarımızla hangisi daha çoksa artık,ya beyaz bir fonun üstünde siyah kelimeleriz,ya siyah bir fonda beyaz kelimeler..Seviyoruz değil mi,şunu bunu ne bileyim trene binmeyi,güzel bir kızı,yakışıklı bir erkeği,sigarayı hatta lacivert monte carloyu..Hiç mi ters düşmüyoruz sevdiklerimizle.Hiç mi günah işlemiyoruz..

Beşiktaş-Porto maçındaydım..Hep bir ağızdan bağırdık:

sevdalı yüreklerde beyaz sürgünler
halayla, türkülerle sevdi bu kalpler
yıldızlar tutuştu siyah beyazla
marşlarımız ağlasın kartal aşkıyla..

Porto yendi bizi..yediğimiz her golde küfür ettik,hepsinde.Porto ya değil hem kendi takımımızın oyuncularına..Maç çıkışı herkesin yüzü asık..Bir fark var ama diğer takımlardan.Az da olsa bulundum fenevbahçe'ninde Galatasaray'ında maç çıkışlarında.özellikle kendi sahalarında aldıkları mağlubiyetlerde..Ordaki insanların uğraşı o sırada eve dönme telaşı oluyor.trafik zaten curcuna ,samiyende mecidiyeköy kalabalığı,saraçoğlunda kadıköy'e inme telaşı..Beşiktaş taraftarı için de aynı şey geçerli (kimse inönü'den evine ışınlanmıyor) ama sanki ikinci planda bu düşünce.ilk olarak Beşiktaşın mağlubiyetinin nedeni..yeni açık çıkışlarına neden mikrofon tutmazlar ki..

Bildiğimiz birşey var.Nasıl bir mağlubiyet alırsak alalım,ya siyahın üstündeki beyazız,ya beyazın üstündeki siyah..Bir sonraki maçta aynı heyecanla bağrılacak:

gücüne güç katmaya geldik
formanda ter olmaya geldik
beşiktaş seninle ölmeye geldik
beşiktaş...

Düğüm olmuş ipler kolay çözülmüyor.bir maç hatta rezil geçmiş bir sezon bile bu durumu değiştirmiyor Beşiktaş'da..Biz ne başkanımıza tapıyoruz,ne eski başarılarımızla gururlanıyoruz..Bizim başkanlarımız bir "büyük başkan" olamadı."Avrupa fatihi" olamadı bizim takımımız..Ama biz seviyoruz.Bunun ne demek olduğunu yaşamayan bilemez..Kopsanda,aylarca bir tek maçına bile gitmesen,stada ayak bastığın anda şarj oluyorsun...

barbaros meydanında dün gibi sevdan
derin bir nefes çektik abbas ağa'dan
bir umudum sensin anlıyor musun?
hayat yaşanmıyor ki senle olmadan..

Hah ademoğlu al bu marşı gönder sevgiline,kendine zanneder sevinir..Beşiktaş'a...


gücüne güç katmaya geldik-tıkla

sen benim her gece efkarım-tıkla


29 Nisan 2010 Perşembe

..kiralık daire bulmak..


bugün tüm günüm ev aray,arak geçti okuyucu..
beşiktaşta güzel bi sokakta,güzel bir ev bulmak çok çok zor..

iki artı bir mi arıyorsun;
işte sana ilk problem:arakat yok..hepsi ya en üst yada giriş kat,bunun nedenini sorma,bunu bilen yok..

ikinci problem emlakçılar,şimdi bu adamlar kesinlikle üşengeç değiller,ev mi arıyosun,hadi bi gezdirelim sizi diyorlar ve hiç üşenmeden erinmeden vuruyorlar kendilerini sokaklara,içten içe küfrediyorlarmıdır bilemicem..ama senin 3-5 eve bakman demek,beşiktaş merkezin 3 te 1 ini gezmen demek oluyor ki,bu ev bakma aktivitesi inanılmaz bir spor..inanılmaz bir efor gerektiriyor benden söylemesi..

eve girdin diyelim,karanlık odası var veya yok,o konuya fazla girmiyorum.zevk meselesidir olur da biri ben karanlık oda istiyorum hastasıyım apartman boşluklarının diyebilir..nese asıl problem evin odalarının büyüklüğü,
mesela gittin emlakçıya,dedin ben 2 kişi kalıcam ayrı odalarda,
klasik
-aha tam size göre bir ev var cart curt yokuşunda hadi gidelim..
-e tamam gidelim..
gidersin bir bakarsın,salon tamam,yatakodası tamam,diğer oda ki bundada insan yaşayacak sonuçta,tavuk kümesi kadar..evet ya evet abartmıyorum,tavuk kümesi kadar..
ya kardeşim bunun yatağı var,dolabı var
masası hadi masa neyse komidini var,nereye sığacakk??
emlakçının yeteneğine bağlı olarak değişik cevaplar elimde mevcut fakat ayrı bir yazı konusu olabilir emlakçı abilerimiz ablalarımız..

birde sevgili okuyucu olurda bir ev kiralamaya kalkarsın beşiktaştan,1000 lira mı sınırın,,yemenden içmenden kes ver 1100,1200,neden mi? kira bedeli 1000 lirayı geçtiği an evler inanılmaz derecede konum ve şekil değiştiriyor.arada dağlar denizler kadar fark var..

salıcakla kal..
allah hepimize her konuda kolaylık versin işallah..

19 Nisan 2010 Pazartesi

BEŞİKTAŞIN MAĞLUBİYETİ ÜSTÜNE..

Beşiktaşlı olunmaz beşiktaşlı doğulur..

bugün bu teoriyi kendimde kanıtladım okuyucu..

Şöyleki beşiktaş,kadıköyde fenerbahçe ye 1-0 yenilse de takımımla gurur duydum...
bu gururu takımımızın oyuncularına borçluyum..

neden mi...?
bir barça hayranı olarak,messi deki o tevazu,allaha bırakma tavrı özellikle dikkatimi çekmiştir..çok beğenirim..
dün gece bizim takımın oyuncularında işte bunu gördüm..

Fenerliler bırakınız çoşsunlar,bırakınız sevinsinler..
bir takım düşünün ki komik bilica,sorunlu belozoğlu,piskopat lugano gibi isimlerden oluşsun,ve siz bu takımla gurur duyuyorsunuz..yazık..

bunun yanında bugün üstlerine fenerbahçe forması geçiren sevgili fenerli arkadaşlarıma bir kıyak yapıyorum..
formayı çıkartıp bunu giyseniz günün sizler için önemini daha bir vurgularsınız..kalıcı bir anı,gerçek bir futbol çoşkusu olur.. fenerbahçe taraftar forması için tıkla.


bunun yanında barça maçıyla iddaa da kazandığım 5 liraya 12 lira kuponumu bozdurup,
10 lira halinde,akhisar bld ye galibiyet,derbiye alt şeklinde yatırmıştım,,
10 liraya 24 lira kazandım...

ısrarla takip ediniz bir sonraki kuponum bir önceki kuponun 20 lirasıyla olacak..heyecan tavan yapacak...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...