sevgili dost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili dost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2011 Çarşamba

.Adaletini skym dünya ..

4 Şubat 2011 Cuma

Msj:akşam uyuyabileceğini mi sanıyorsun??

Msj::"AKŞAM UYUYABİLECEĞİNİ Mİ SANIYOSUN SEVGİLİ KUZENİM EMRE ?? " ..

Telefon çok kullanmayan bi adamım ben,
Hele kız arkadaşsız dönemim başladı başlayalı elime almaya üşeniyorum aleti..

Fakat aynı dönemde,ben kendimi buldukça insanlar beni bulmaya başladı..Tavsiye ederim;kendinizden uzaklaşmaya başladığınızı hissettiğiniz an,elinizi eteğinizi çekin bağlı bulunduğunuz değerlerden.Bağımlılıklar sizi oluşturuyor yüzde bilmemkaçınızı onlar ayakta tutuyor olabilir,buradaki amaç zaten sıfıra ulaşmak..Sıfıra ulaşan "yola yeniden çık"ıyor..

Gözünü sevdiğim,içinde bulunduğumuz,2011 yılında,"yalnızlık" ölçütü:Cep telefonu...
Bizim dünyamız büyük.Ben mesela (uçarım mesela..),tutup kolundan Derya'yı getiremem ki Akhisar'a.Yiğit nerde Keşan'da mı İstanbul'da mı kimbilir?,"O kız" Ezgi şu an kars'ta..hadi onları geçtim akraba/arkadaş lardan hiç olmadı 7 km uzaktayım burada bile..Senin anlayacağın sevgili okuyucu,o telefon açılacak..

Yani kendinde yalnızmısın?
Vur sıfıra..
Yalnız değilsen;
o telefon açılacak..

O halde tek taraflı bir anlaşma yaptım ben,kimse benden zorunlu haller dışında telefon/mesaj beklemeyecek.Bana gelen tehditvari,küfürlü mesajlara da ben asi cevaplar vermeyeceğim,hatta onaylayacağım kendilerini...

Bu anlaşma sonucu,bana karşı dostlarım garip bir dil geliştirmeye başladılar..ha kabul edemeyenler oldu tabi küsenler filan,ama bazı arkadaşlar ile süper anlaşıyoruz..Örneğin Yiğit;adam mesajlarında durmadan bana küfrediyor,"Naber lan ibibik?"in daha hardcore u işte..Derya biraz daha reiz,"Naber çocuk kafalar nasıl?"...Ecem beni oyuna sokuyor,"Emre nasılsın desem ne dersin bana?"..İlkcan gibi asi gençler hemen konuya giriyor,"12 dk içinde havuzun oraya gel sigara getir."..Babam klasik zaten,"gelirKeN 2 eKmek al" vs. vs. Şimdi biri daha katıldı bu "emreye giydiriyoruz" konvoyuna,Akhisar'da olmam sebebiyle kuzen Dilara...

Dilara'nın çocukluğuna inmeden (ki 90lımı 91limi zaten çocuk :) kendisinden biraz bahsedeyim.Benim zeytin gözlü kuzenim güzellik anlamında çok bomba bir hanım olmakla birlikte,Bir hanımın kolay kolay beceremeyeceği düzeyde dobra,çatlak e birazda delikanlıdır..İşte bu halde "kuzen Emre'ye duyulan sevgi ile serdeki delikanlılık" tandanslı komplike bir mesaj çıkıyor ortaya:Akşam uyuyabileceğini mi sanıyosun sevgili kuzenim Emre...

Bu mesaj üstüne ihtimalleri şöyle bir değerlendirirsek;
Belliki akşam bir yere çıkmayıp evde uyumaya filan kalkışsam,kuzen hiç olmadı kabusum olarak o uykuya illa girecek,olmadı telefona arka arkaya çağrı bırakarak o uykuyu en babasızından piç edecek..
Farzedelim ben akşam onlarla dışarı çıktım,(bakma öyle Akhisar'da kıçıkırık da olsa ufakcana bi gece hayatı var).İstediğim vakit uykuya dalamıcam,istediğim içkiyi yudumlayamıcam,Aksi halde çatt kafama çatt karnıma manevi darbeler yiyicem..korkunç.....

Fakat ortada bir anlaşma var sevgili okuyucu,şunun şurasında 6 Şubat itibariyle İstanbul yolcusuyum.yani o telefon açılacak,o mesaja cevap yazılacak,gece dışarıya çıkılacak...

Ben bu mesajla mutluyum ulann..Dilara'dan hafiften tırsmıyorum değil o ayrı konu ne öle "şunumu zannnediyosun,bunu mu zannediyosunn nöleceksinn hahahahaaa" ama mutluyum : )

3 Ocak 2011 Pazartesi

..Temiz yüzlü,iyi giyimli...

Daha önce bir şekilde haberlere de çıktım kenarından köşesinden,bık bık hakkında ne düşünüyorsunuz diyen hatun vasıtasıyla sokakta halka da seslendim.Ama bir köşe yazısında bahsedilmek hiç nasip olmamıştı..oldu..

Yılbaşı gecemi belki detaylarıyla daha daha sonra anlatırım.Lakin burada bilmeniz gereken şey gecemin bir kısmını Şişli etfal'de geçirdiğim..Arkadaşın arkadaşı kızımızın ismi Burcu.Bütün gece ders çalışmanın verdiği yorgunluktan saydıramıyorum şu an burada arkadaşa ama o son kadehi içmeyecekti be..

Nişantaşı güzeldi bu sene.Hatta önceki senelerden daha da güzeldi.saatler 12'ye yaklaştıkça da güzelleşti hani ama bu Burcu grubu alıp nişantaşı tıkıntının girişinde bilinçsizliğinden kitlediği için olmadı,yarım kaldı aslında..


E sonuçta hastane yolları gözüktü bizlere.hastanede de "Savaş abi" varmış..sonuç:::

(savaş ay'ın 2 ocak tarihli köşe yazısından alıntıdır -takvim gazetesi-)

Tam bu sırada bir başka taksi temiz yüzlü, iyi giyimli gençlerin kucağında inen bir genç kızı getiriyor. ODTÜ'lü kızlar, İstanbul Üniversiteli delikanlılarmış. Alkol şişedeki gibi durmayınca...

Hayır istanbul üniversiteli değil marmaralıyım ben.asıl marmara'dan adam çıkmaz...


(2 saat 15 dakika sonra "adli tıp" sınavım var)

15 Ekim 2010 Cuma

Sevgili Dost...1


Sevgili dost..
Beyaz bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır? Fakat içinde mektup varsa..

İzmir'den gelen misafirlerin üstleri hala körfez kokuyor.Uzun uzun bahsediyoruz,Konak'taki balıkçıdan balıklar alınıyor.Urla'ya kaçılıyor arabayla,derya kuzuları bagajda,dört bilemedin beş kişi.Urla'nın Piya sahili köyden bozma bir yer kayalığında bir pişirici.Pişirici alıyor balıkları adeta dönüştürüyor.Hoop sofraya,sofrada balılar,midye tava,lakerda,ahtapot salata,birde koyu anason kokusu...Misafirler anlatmaktan yoruluyor,biz dinlemekten yorulmuyoruz.Misafirler anlatmaktan yoruluyor biz artık anlattıramıyoruz.Uyuyorlar..Ben bu sebepten yatağıma geç dönüyorum,aklıma geldiği gibi sarılıyorum kaleme...

Sevgili dost..
Kalem dediğime bakma,bu kelimeler ne güvercin ayaklarında,ne bir zarfın yatağında,sen benden daha iyi biliyorsun bu işleri ''dünya aslında yanıbaşımızda''.

Klavyede parmaklarım hızlı hızlı dolanıyor.Acele etmeliyim.Dünya değişiyor,durumlar değişiyor,ben değişiyorum.Acele etmeliyim duvardaki saat değişiyor.Mektup dediğin anlıktır,ama düşünülerek yazılır,düşüncelerim aynı kalsın ne fayda an değişiyor..

Sevgili dost.
Bana mı diyeceksin okuyunca....
Evet sana....
Bu mektuplar yanında olamadığım günlerin kefaretini ödüyor....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...