apartman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
apartman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2011 Perşembe

." Güzel kokulu kız "..

Kendi anılarımı paylaşamıyorum şu aşk meşk hususunda..
Olmuyor olamıyor sevgili okur olmuyor..Hazır değilim sanırım daha buna,neresinden tutsam elimde kalıyor..En hafif yazılar bile taslak klasöründe yıllanıyor şu an..
Benim gibi bir adamın bu hususlardan bahsedememesi nedir biliyor musun sevgili okur? Bilmiyorsun,bilemezsin..Bir ömürlük ereksiyon gibi birşey.Boşalamadan hem de..korkunç bir şey..Bazen nereye baksan seks görürsün ya hani öyle bir duygu bunalımı nereye baksan aşk nereye baksan bir romantiklik..

Bir arkadaşım uyardı."karışık yazıyorsun oğlum,seni okumak ezel izlemek gibi gerek yok"..
kabul ediyorum;haklı..Bu yazıyı karıştırmadan kafamı-kafaları atlatmaya çalışıcam..

"Yıllar yıllar önceydi" liseli piçleriz o zamanlar.Bir kız var güzel kokuyor,hala unutmam kokusunu gariptir.Güzel desen güzel değil çirkin desen çirkin değil.Az konuşuyor.Öz konuştuğu söylenemez,, hem kim söylüyor ulan bunu kime göre neye göre "öz"..neyse..


Lisede bir gariptim ben,sağımda solumda önümde arkamda bakar bulurdum "bi garib" kızları.Bulmam yetmezdi hoşlanırdım birde..Sonra başlasın sürünmeler başlasın sürümcemeler..Ben bir kızın peşinde bir kız benim peşimde öööyle zincirleme ergen aşkı tamlamaları filan derken..Yolum şu "güzel kokulu kız"a da düştü..

Birgün iki gün derken baktım olmuyor,hem bizim kanka atı almış üsküdar yolunu yarılamış,döndüm,ertesi gün başkasına aşık oldum ben..İçimde sızı değildir.Hatta ve hatta umrumda değildir şimdi bu durum fakat ne benim kanka bilir şu hususu ne de bundan önce "oha lan ne güzel parfümün varmış" dediklerim..:ben ilk "ehe parfüm çok iyimiş" modumu bu kız da yaşadım...

Bahsettiğim durumdan bir haber olan "kanka" (herifin ismi kanka oldu bu yazıda iyice,tamam farkındayım çok itici ama öyle oldu napiim) "uzun uzun yıllar" beraber oldu bu kızla..O "on" tanıdıysa ben "bir" tanıdım bu kızı,o 5 tanıdıysa ben 2 tanıdım yeri geldi de..işte tanışıklığımız hem "sevgilinin arkadaşı" sıfatıyla hem bizimkinin "anlattıklarından" arttı da arttı.

Sonra bunlar ayrıldılar...Gümmmm....

E "ayrılık sonrası sendromu" var bunun,yine "hoş kokulu kız" dinle babam dinle..Bir ara sallamıyordu,umursamıyordu filan bizim "kanka" da sonra bunlar görüşmeye başladılar eski defterleri açmaya filan ki evlerden uzak..Yine eni konu az mesayi yapmadık hani bu kız hakkında..

..........................................................

Dün yine buluşmuşlar...
Sanırım eski defterleri kurcalamaktan sıkılmışlar..
"neyiz ve nerelerdeyiz?" moduna girmişler...
.........................................................

Bizim "kanka" aradı gecenin 1buçuğunda
sesi bok gibi..Şaşkın,kocaman bir hayal kırıklığı var sesinde..
bide isyanda haa.."niye böyle olmuş" "nasıl böyle olmuş" filan..
..........................................................

Anlattıklarından anladım ki;
Bizim güzel kokulu kız parfümünü değiştirmiş..
..........................................................

Kafası da değişmiş hani,çok madah bir kafaya sahip değildi de...
..........................................................

şimdi "Kankaa"
eğer bunu okuyorsan;
İtici bir parfüm kullanan kızla yatmaktan daha kötü şey,
O parfümü yeni kullanmaya başlayan yataktaki kızın,
bir ara kokusunu sevdiğin eski sevgilin olmasıdır...
".yes you can."
..............................................................


22 Ekim 2010 Cuma

..Anne aranır,telefon babaya geçer...


klasik bir gündür..istanbulun trafiğinde okula gitmeye çalış yolun ortasında vazgeç,arkadaşla buluş bilardo oyna filan falan..akşamüzeri eve gelinir,kafada bir plan,ev toplanacak bulaşıklar da var,dün yıkanan gömlekler kurusun kurumasın ütülenecek..

anne aranır işte o sırada,hiç huyum değildir akhisar'ı aramak,beğenmediğim bir durumdur bu ama aramam işte,haftada 1 bilemedin 2 ama genelde 1 işte..ne onlar beni arar ne ben onları.aramızda imzalanmamış bir sözleşme vardır sanki.burada olduğumu bilirler bende onların orada olduğunu bilirim..arada sırada kabuslarıma girerler içlerinden biri hastalanmış,zor durumdaymış gibi..büyük bir acıyla uyanırım,uyuyamam bir daha.ama aramam.böyle bir dil oluşmadı hiç aramızda,bizim iletişim yolumuz telefon olmadı hiç..zannetmeyin uzak diye aramız.uzaklıktan değil aslında yakınlıktan.yani ilk başlarda böyleydi,şimdi durum nasıl düşünecek kadar mecalim yok..

anne aranır..
lafın gidişatı bellidir selma hanımla.nasılsın iyimisin,cevaplar karşılıklı verilir.yeni gelişmeler karşılıklı beyan edilir.ablam hakkında son dedikodular yapılır.telefonun babama geçişinden önce temenniler kısmına geçilir..bu bölümde selma hanım en küçük çocuğuna (ki iki kardeşiz,önemsenmesi gereken kelime "küçük") tembihlerde bulunur..bu tembihleri farklı konu ve başlıklara ayırmak mümkün tabi,çeşitlidir.uyurken kitlemem gereken kapı,çöpü çıkartmam gereken saat,kız arkadaşım varsa kendisiyle fazla samimi olmamamın nedenleri,kız arkadaşım yoksa oh ne güzel kafamın rahatlığı vs. annem tarafından dile getirilen konuların başlıcalarıdır..

buraya kadar tamam..
telefon babama geçer...

ben onun gözünde artık büyümüşümdür,o ise yaşlanmıştır..
peki benim gözümde..?

-Baba gömlek ütülemeye çalışıyorum,olmuyo? 3 saniye sessizlik olur,düşünülür.yavaştan yavaştan anlatmaya başlanır..ben yine beceremem gömlek ütülemeyi fakat o sırada anlamışımdır işte bu işi halletmeyi.telefonu kapatışımla ütüye boyun eğeceğini düşünürüm asi gömleklerin,tabiki öyle olmaz ama ben öyle düşünürüm..

-Baba sen de yaşamışmıydın bunu..? 3 saniye sessizlik olur..Ah emekli öğretmen Necdet bey,neşeliyse ilkokul sıralarında baba ismi sorulduğunda necdet yerine nejdet yazmamdan başlar anlatmaya,aynısı olmazsa da benzerini hayli hayli yaşamıştır.

Büyümek garip..
İnsanın babası,kendisine sorulan sorulara."sen bilirsin oğlum" diye cevap veriyor,hemde hiç yorum katmadan..

Ben nerden bileyim baba..85metrekare evi toplayamıyorum daha..hayatım düzensiz değil,işler artık biraz daha tıkırında da.."sen bilirsin,biz sana karışmayalım halledersin sen.."deme bana..
diyemezsin babana..

29 Nisan 2010 Perşembe

sabah çağrışımları vol-6

Bak şimdi sevgili okuyucu,
İstanbuldaki tüm apartman boşluklarını toplasak,ne kadar fazla yerden kazanabileceğimizi düşündün mü,bir mecidiyeköy kadar bir beşiktaş merkez kadar alandan kazanmazmıyız..
hem bu böcek is pas örümcek çiftliği oluşumlardan sıkılmadık mı ha sıkılmadık mı??
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...