22 Şubat 2011 Salı

. İcra memuru gören masum borçlu ..

Öğrenciliğimin son yılları (aslında "son yılı" da uzaya uzaya sünecek biraz haliyle "son yılları" işte) Hakim ol ,savcı ol,avukat mı olacaksın,ne işle uğraşacaksın diye merak edenlere "ben icra ile uğraşıcam" dediğimde yüzlerindeki ekşimeyi görmelisin sevgili okuyucu.
-"hacze mi gideceksin??"
-"evet.."
-"ama yazık değil mi günah insanlara.."
-"??"

Türkiye'de garip bir durum var.Belli kalıplarda,ki bu bir ceza davası olur,özel hukuka dayanan bir anlaşmazlık olur."Masumiyet karinesi" halk nazarında etkisiz.Yolun adli makamlara düştümü,"vah vah öle miymiş vah vah şöyle miymiş" derken suçlu oluverirsin komşunun gözünde.Acımazlar.Mahkemeden önce gözleriyle yargılar,Çoğunlukla suçluyu bulur,mahkemenin sonucunu tınlamazlar,Özellikle bu kafayı şu an akp çok kullanıyor zaten..

Fakat "borçlu"lar için bu durum değişik,"haciz" veya "icra" kelimesini duyan yurdum insanı,kafasından borçlu ya,küçük "Emrah ve annesi modunda" hikayeler yazıyor..Bir koruma bir kollama çabası..
Çerkezköy'e hacze gittim gecen sene.Otobüste yanımdakiyle muhabbet ediyorum.Ah amcam başladı söylenmeye "yapma sen bu işi" "yazık insanlara" "hem günah kimbilir o duruma nasıl gelmiştir" filan..Vardım ilçeye icra dairesinde işlemleri tamamladım hacze çıktım borçlu zaten kaçak.Araştırma yapayım biraz dedim,Adam bütün Çerkezköy'ü neredeyse dolandırmış,Bilgisayar satıp terlik almış,terlik satıp danalar almış,o danaları bayramda satmış sonra damacana su işine girmiş,kazandığı paraları alıp hoop İstanbul'a ışınlanmış.Gram sermayesi yok,gram ödemesi yok,2 yıllık bir zaman dilimi,vurduğu para büyük ihtimal otobüsteki amcanın 10 senelik geliri...


Türkiye'de hergün 3bine yakın avukat hacze çıkıyor."kriz çok şükür teğet geçti yav..".Benim düşüncem "Borçlu hikayeleri"nde "mağdur sıfatı" genelinde alacaklının..O 3bin işlemin zaten bin borçlusu,bunu iş olarak benimsemiş.İnsanları sömürmenin bu kadar kolay olduğu bir ülkede birazda çakalsan gayet sağlam bir iş dolandırıcılık.
Geri kalan 2bin kişide ayrıma gitmek mümkün.Zannetmeyin bu 2bin kişinin hepsi "icra memuru gören masum köylü".İçinde ne tacirler ne ticaret erbabları var bir bilseniz.Suya götürüp susuz getirecek cinsten adamlar bunlar..

Benim tahminim her güne bir 200-300 kişi..
Bu insanlar;kapıyı açınca "buyrun ne istemiştiniz?" diye sormuyor.İki çantalı adamın kapısına neden geldiğini biliyor.Çünkü kafasını zaten tüm gün borcu dolduruyor..
Bir de birşeyden haberi olmayan "çok sevdikleri arkadaşlarına" kefil olanlar var.Aslında onlarda yürek acıtıyor.
..........................................................
Büyük bir hastalık geçirip borca batanlar (kafalardaki hikayelerden biri de bu) .Çok istisnai bu iş kalabalığında...Ama umarım onlar insaflı avukatlara denk gelirler..
...........................................................
Zira piyasaya çok hakim olmamakla birlikte,tahminim icra dairelerinde bir çok insaflı avukat var..
............................................................
Bu zamanda her ne işle uğraşırsanız uğraşın,insaflı olmak ile aptallık arasında çok ince bir çizgi var..
.............................................................
İcra avukatlığında o çizgi yok,ikisinin ortak kümesi çok çok geniş..
..............................................................
sonuç olarak:
Borçluların yüzde 90'ı küçük Emrah yada annesi değil..
Avukatların çoğu da Nuri alço'u andırmıyo,temiz yüzlü iyi giyimli alkolik çocuklar..

17 Şubat 2011 Perşembe

.Schuster gitsin Lucescu gelsin..


Lucescu'yu bilirsiniz.2000 yılında Türkiye'ye gelmiş 2004 yılının sonuna kadar bu ülkede bir çok başarı yakalamıştır..

4-1 yenildiğimiz kiev maçından önce lucescu Takvim gazetesine bir açıklama yapıyor.Hem kendi adamlığını ispatlıyor,hem Beşiktaş'ın içinde bulunduğu çıkmazı çok iyi açıklıyor..

Burdan buyrun:

'Beşiktaş bu sistemle intihar eder'
Shakhtar Donetsk'i çalıştıran Rumen hoca Ukrayna ekibini Takvim'e değerlendirdi. Lucescu, "Beşiktaş bu sistemle oynarsa intihar eder. Özellikle de Milevskiy'ye çok dikkat etmek şart" dedi.
Bir dönem Galatasaray ve Beşiktaş'ı çalıştıran Lucescu Siyah-Beyazlı takımın rakibi Dinamo Kiev'i Takvim'e değerlendirdi. Shakhtar Donetsk'i başarıdan başarıya koşturan Rumen hoca sorularımızı içtenlikle cevaplarken A'dan Z'ye birçok konuya değindi.

İLK MAÇA DİKKAT

Dinamo Kiev'i yeni hocası Semin'den bile daha iyi tanıyorsunuz. Bugünkü maç ne olur?


İstanbul' daki ilk maç çok önemli. Eğer Beşiktaş avantaj sağlayamazsa işi rövanşta çok zor. İlk maçın İstanbul'da olması Dinamo Kiev'in lehine. Çünkü bu ekip tüm oyun sistemini kontratak üzerine kuruyor. Yani Schuster'in Beşiktaş'ının hiç sevmediği bir oyun stili.

Schuster'in ifadesiyle 60'lı yılların futbolunu mu oynuyorlar?

Kiev çok iyi bir kontratak takımı. Günümüzün kontratak futbolu oynayan ekipleri nasıl oynuyorsa Kiev de bunun en alasını oynuyor. Çünkü oyun kurma özellikleri yok. Devamlı geride kalıp rakibin
hata yapmasını bekliyorlar.

Peki siz Shakhtar olarak Dinamo Kiev'i nasıl yeniyorsunuz?

7 yıldır Ukrayna'dayım ve bu süreçte Dinamo Kiev 7 kez hoca değiştirdi. Şu anki hocaları Semin sadece 3 aydır takımın başında. Dinamo Kiev'i çok iyi tanıyorum.

Dinamo Kiev'in size göre en tehlikeli yönü nedir?

Milevskiy'yi çok beğeniyorum. Beşiktaş savunması her zamanki gibi oynarsa Milevskiy yıldız olur. Bu futbolcuya topu kapma imkanı verilirse bir daha ondan bu topu almak çok zor. Kazandığı topu bu kadar iyi saklayıp arkadaşlarına bu kadar güzel boş alan yaratıp gole hazırlayan çok az santrfor gördüm.

Duran toplarda etkililer mi?

Beşiktaş'ın sezon başından beri oynadığı riskli futbolla Milevskiy yıldızlaşır. Bunun sonucunda Beşiktaş tura ilk maçta veda eder. Bile bile intihar etmemek gerekir.

Schevchenko'nun durumu ne? Bu maçta oynamalı mı?

Duran toplarda çok iyiler. Özellikle defansta yer alan Flavio, Almeida, Michalik ve Magrao duran toplarda gol yüzdesi yüksek isimler. Defansın göbeğinde sorunları var. Almeida ve Michalik hem ağır hem de top tekniği zayıf oyuncular. Ben Dinamo Kiev'in hocası olsam 2 haftadır sakat olan ve kronik bel rahatsızlığı bulunan Schevchenko'yu oynatmam. Çünkü bu haliyle takımı frenliyor. Ancak bu konuda son kararı hocası verecek. Maça kulübede başlaması daha doğru olur.

-ilgili link:tıkla
-lucescu'nun wiki sayfası:tıkla

." Güzel kokulu kız "..

Kendi anılarımı paylaşamıyorum şu aşk meşk hususunda..
Olmuyor olamıyor sevgili okur olmuyor..Hazır değilim sanırım daha buna,neresinden tutsam elimde kalıyor..En hafif yazılar bile taslak klasöründe yıllanıyor şu an..
Benim gibi bir adamın bu hususlardan bahsedememesi nedir biliyor musun sevgili okur? Bilmiyorsun,bilemezsin..Bir ömürlük ereksiyon gibi birşey.Boşalamadan hem de..korkunç bir şey..Bazen nereye baksan seks görürsün ya hani öyle bir duygu bunalımı nereye baksan aşk nereye baksan bir romantiklik..

Bir arkadaşım uyardı."karışık yazıyorsun oğlum,seni okumak ezel izlemek gibi gerek yok"..
kabul ediyorum;haklı..Bu yazıyı karıştırmadan kafamı-kafaları atlatmaya çalışıcam..

"Yıllar yıllar önceydi" liseli piçleriz o zamanlar.Bir kız var güzel kokuyor,hala unutmam kokusunu gariptir.Güzel desen güzel değil çirkin desen çirkin değil.Az konuşuyor.Öz konuştuğu söylenemez,, hem kim söylüyor ulan bunu kime göre neye göre "öz"..neyse..


Lisede bir gariptim ben,sağımda solumda önümde arkamda bakar bulurdum "bi garib" kızları.Bulmam yetmezdi hoşlanırdım birde..Sonra başlasın sürünmeler başlasın sürümcemeler..Ben bir kızın peşinde bir kız benim peşimde öööyle zincirleme ergen aşkı tamlamaları filan derken..Yolum şu "güzel kokulu kız"a da düştü..

Birgün iki gün derken baktım olmuyor,hem bizim kanka atı almış üsküdar yolunu yarılamış,döndüm,ertesi gün başkasına aşık oldum ben..İçimde sızı değildir.Hatta ve hatta umrumda değildir şimdi bu durum fakat ne benim kanka bilir şu hususu ne de bundan önce "oha lan ne güzel parfümün varmış" dediklerim..:ben ilk "ehe parfüm çok iyimiş" modumu bu kız da yaşadım...

Bahsettiğim durumdan bir haber olan "kanka" (herifin ismi kanka oldu bu yazıda iyice,tamam farkındayım çok itici ama öyle oldu napiim) "uzun uzun yıllar" beraber oldu bu kızla..O "on" tanıdıysa ben "bir" tanıdım bu kızı,o 5 tanıdıysa ben 2 tanıdım yeri geldi de..işte tanışıklığımız hem "sevgilinin arkadaşı" sıfatıyla hem bizimkinin "anlattıklarından" arttı da arttı.

Sonra bunlar ayrıldılar...Gümmmm....

E "ayrılık sonrası sendromu" var bunun,yine "hoş kokulu kız" dinle babam dinle..Bir ara sallamıyordu,umursamıyordu filan bizim "kanka" da sonra bunlar görüşmeye başladılar eski defterleri açmaya filan ki evlerden uzak..Yine eni konu az mesayi yapmadık hani bu kız hakkında..

..........................................................

Dün yine buluşmuşlar...
Sanırım eski defterleri kurcalamaktan sıkılmışlar..
"neyiz ve nerelerdeyiz?" moduna girmişler...
.........................................................

Bizim "kanka" aradı gecenin 1buçuğunda
sesi bok gibi..Şaşkın,kocaman bir hayal kırıklığı var sesinde..
bide isyanda haa.."niye böyle olmuş" "nasıl böyle olmuş" filan..
..........................................................

Anlattıklarından anladım ki;
Bizim güzel kokulu kız parfümünü değiştirmiş..
..........................................................

Kafası da değişmiş hani,çok madah bir kafaya sahip değildi de...
..........................................................

şimdi "Kankaa"
eğer bunu okuyorsan;
İtici bir parfüm kullanan kızla yatmaktan daha kötü şey,
O parfümü yeni kullanmaya başlayan yataktaki kızın,
bir ara kokusunu sevdiğin eski sevgilin olmasıdır...
".yes you can."
..............................................................


15 Şubat 2011 Salı

..Deli İbo...

Hastayım,atmadım kendimi dışarı bugün..yatakta vakit geçirdim döndüm dolaştım evin içinde,kahvaltı hazırladım kendime,televizyonu açtım...

NTVspor'da basın toplantısı Yıldırım Demirören ve İbrahim Üzülmez..Yıldırım başkandan ilk duyduğum cümleyi aynen aktarıyorum."İbrahim lakabı üzere zaten deli,yine bir deliliğinin kurbanı oldu."

Sözü deli İbrahim alıyor,"ben dövmedim,yumruk attım."

nooluyo laann..

"yüzlerce futbolcu ile çalıştım kimseyle böyle bir durum yaşamadım,ibrahim toraman ile böyle birşey yaşamamı sizin vicdanınıza bırakıyorum"

E garip tabiki adamı kovdular.Bizim deli ibrahimi kovdular.üstüne başkanla basın toplantısı yaptırıyorlar.Delinin son sözünün deh dehini Yıldırım Demirören tutuyor..


Son söz İbrahim'den geliyor: "taraftar hakkını helal etsin."

efsane kaptanlardan olamadın İbrahim,olsan da zaten böyle bir gidiş yakışmazdı ünvana..Ama o kanatlardan çılgın gibi bindirmelerin yok mu, "yürüüü be deliiii yürüüü bee"..Bir Beşiktaş taraftarı olarak ben hakkımı helal ediyorum..Sen de bu takıma hakkını helal et..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...